Buradasınız
Home > Güncel > “Yerli Motorun Tedarikçisi Olmaya Hazırız”

“Yerli Motorun Tedarikçisi Olmaya Hazırız”

Son yıllarda büyük bir atılım gerçekleştiren Türk otomotiv sektöründe yan sanayinin önde gelen markalarından Supsan Motor Parçaları’nın Genel Müdürü M. Salih Alson ile keyifli sohbetimizde dünyada ve Türkiye’de otomotivin geleceğini, şirket hedeflerini, yerli motor konusundaki düşüncelerini konuştuk ve son derece samimi cevaplar aldık.

Öncelikle geçtiğimiz yılı gerek Avrupa, gerekse de Türkiye pazarı için değerlendirebilir misiniz? Avrupa’daki krizin Supsan’a etkileri oldu mu?

Bildiğiniz gibi geçen yıl Avrupa’da ve Türkiye pazarında düşüş yaşandı. Avrupa’daki düşüşün bize etkisi tahmini olarak yüzde 20-25 seviyesinde oldu. Yerli bölümde ise çok farklı durumlar yaşandı. Örneğin otomobil üreticilerine iyi bir ayda 100 birim mal satıyorsak, Aralık ayında bu 20 birim olarak gerçekleşti. Ancak otomobil satışları bu oranda düşmedi. Bu da şu anlama geliyor; bizim üretim yaptığımız malzemeleri içeren motorlar kullanılmamış… Otomobiller farklı motorlarla satışa sunuldu. Dolayısıyla otomobil satış adetleri bizi temsil etmiyor. Bizi temsil eden motor sayısı. Yani otomobil dizel motorla da çıkabilir, benzinli motorla da çıkabilir. Bu motor tiplerinden birine biz üretim yaparken diğerine yapmıyoruz. Buradaki tercih de bizi etkiliyor. Sonuç olarak önemli ölçüde bir kayıp yaşadığımızı söyleyebilirim.

Supsan Salih Alson

Ancak diğer yandan yedek parça konusundaki hedefimizi tutturduk. Avrupa’ya yedek parça ihracatımız iyi gitti. Bir de bizim subap dışında da 14-15 farklı ürünümüz var. Biz bu parçaların ticaretini yapıyoruz. Bunlarda çok iyi artışlar oldu. Bu ürünler arasında Türkiye’de ilk kez üretilen subap itici çubuğu, yatak, conta, subap lastiği, silindir kapağı, egzantrik gibi parçalar ürünlerimiz arasında yer alıyor. Biz subap itici çubuğu dışındaki ürünleri alıp satıyoruz. Ancak bu ürünlerin şeklini biz çiziyoruz. Üretici firmayı sürekli denetliyoruz. Gelen ürünü kalite kontrol sistemlerimizde denetimden geçiriyoruz. Dolayısıyla sadece al sat üzerine değil, katma değeri olan bir şekilde bu işi yapabiliyoruz. Bazı parçalar Avrupa’da farklı, Türkiye’de farklı olabiliyor. Bu nedenle parçayı önce çizmek gerekiyor. Türkiye’deki şekline uygun yapmak gerekiyor. Bu durum bizim için hem bir açılım oldu, hem de firmayı sadece ürettiğini satan firma olmaktan, ticaret yapan firmaya da çevirdik. Alım satımını yaptığımız parçaların da bizim ürettiğimiz malzemeden farkı yok ve hepsi aynı garanti şartlarını taşıyor.

Bu durum bize güzel bir ivme kazandırdı ve devam edecek. Yeni ürünler eklenince yavaş yavaş işi bu yönde geliştirmeye de çalışacağız.

Supsan

2013 yılı hedeflerinizden bahsedebilir misiniz?

2013 yılını biz aşağı yukarı 2012 yılı gibi görüyoruz. Ciromuz 25-30 milyon dolar bandında seyreder diye düşünüyoruz. Subap üretim adedini ise yıllık bazda 7 milyon olarak görüyoruz. Yeni ürünlerde bir artış bekliyoruz. Bu bölümde yüzde 20-25 oranında artış olmasını öngörüyoruz. Bu yıl dümdüz giden bir yıl olur diye düşünüyoruz. Geçen yıldan farklı olmaz ama tabi inşallah ileride bir sıkıntı olmaz diye de dua ediyoruz. Çünkü Avrupa’da daha büyük bir kriz olursa, adetlerin daha da düşmesiyle bir süre sonra artık sıkıntı yaşatmaya başlar. Zaten belli bir ölçüde daraldık. Ama tabi ki farklı ürünler ve farklı müşterilerle çıkış yolları arıyoruz.

Biz kaliteli üretim yapabilen, Avrupalı üreticilerin yapamayacağı oranda referans yapabilen son derece esnek bir fabrikayız. Bizim gibi dünyada yüzlerce fabrika var. Ama bu kabiliyetlere sahip bir rakibimiz yok. Bizim firmamız yılda 1000 adede kadar referans üretebilir. Bir Avrupalı üreticinin 35-50 adet arasında referans üretebildiği düşünülürse durum daha net anlaşılabilir. Dolayısıyla 500 adetten 1.5 milyon adede kadar seri üretim yapabilir. Bu kapasitedeki işleri de çok yüksek kalitede üretim yapabildiği için alabilir. Bu sayede de premium otomobil markaları bizi seçiyor.

Supsan

Yurtdışında yatırım düşünüyor musunuz?

Aslında yurtdışında yatırım işini uzun zamandır düşünüyorduk. Fakat defalarca seyahat etmemize ve araştırma yapmamıza rağmen ne yedek parça piyasasında, ne de orijinal ekipman piyasasında yeterli adedi bulamadık. Dolayısıyla şu an gündemimizden yüzde 100 çıkmasa da bu projeyi askıya aldık. Bu arada son olarak Lada’nın yüzde 25 ortağı olan ve motor üreten AvtoVaz’ın imalatçısı seçildik. Sevkiyata başladık. Yüksek oranda sevkiyata Nisan’da başlayacağız.

Şu ana kadar subap üzerine üretim yapan bir marka olarak biliniyorsunuz. Gelecekte motor ekipmanları alanında farklı unsurları da üretmeyi düşünüyor musunuz?

Bu olmayacak bir iş değil. Karar verilmiş bir konu olmadığı için birşey söylemek doğru olmaz. Yönetim Kurulu’ndan geçmiş bir karar olmadığı için şu an sözkonusu değil. Ama aklımızdan bir sürü şeytanlık geçiyor tabi.

Supsan

Bu soruyu sormamın asıl nedeni son dönemde yerli motor için verilen teşvikler. Siz yıllardır çok önemli markalara üretim yapıyorsunuz. A’dan Z’ye yerli bir motor üretimine talip olma gibi bir düşünceniz var mı?

Böyle bir düşüncemiz yok. Motor üretmek bambaşka bir konu. Dünyada bildiğim kadarıyla bu alanda belli firmalar var. Büyük ihtimalle yerli otomobili üreten yerli motoru da üretebilir. Dikkat ettiyseniz; dünyada belli motorları toplayıp bir yerde üretiyorlar. Çünkü motor çok yüksek adette üretildiği zaman getirisi olan bir ürün. Tek başına bir motoru üretip üretmek uygun olur mu olmaz mı, yada bir motoru adapte etmek mi gerekir artık onu üreten bilecek. Dünyada bir motor çıkıyor, bir de bakıyorsunuz ki neredeyse sekiz markada kullanılıyor. Motor o kadar çok çeşitleniyor ki bu çok zor bir konu. Biz motor üretimi yerine motoru üretecek firmanın tedarikçisi olmaya şu anda hazırız. Bildiğimiz işi yapmak daha doğru…

Supsan

Son yıllarda bildiğiniz gibi alternatif yakıtlar önem kazandı. Supsan olarak gelecekte elektrikli motorlarla ilgili bir çalışmanız olacak mı?

Elektrikli otomobillerin kısa zamanda çok efektif olacağını düşünmüyoruz. Bunu net söylemek lazım. Bu pil sorunu çözülmedikçe, İstanbul gibi bir yerden bir yere gitmenin saatler sürdüğü dere tepe inip çıkıldığı, o sırada klima çalışması gerektiği veya rezistans çalışması gereken koşullarda çok verimli olacağını düşünmüyoruz. Ama ileride mutlaka daha verimli olacaktır. Teknoloji gelişiyor. Hibrid daha şanslı. Ama hibrid tekolojisinde de motor var. Bir de motorlar farklı bir noktaya gidiyor. Giderek motorlarda sıkıştırmalar ve üst kapağa binen güç artıyor. Bunun sonucu olarak da üst tarafta yıpranma artıyor. Subap da üst kapakta… Bunun sonucu olarak çok daha kaliteli mal yapmak zorundasınız. Bizde subap yapmak için 30 çeşit malzeme var. Bunu birçok firma iki çeşitle hallediyor ama bu iki çeşit zaten yetmiyor ve artık hiç yetmeyecek. Çünkü sıkıştırmalar ve hararet artıyor. Çok daha dayanıklı malzemelerle subap yapabiliyor olmak lazım. Subap öyle enteresan bir parça ki dışarıdan hiçbir şey anlamazsınız. Bütün maharet ruhundadır. Kesip mikroskop altında bakarsanız anlayabilirsiniz.

Supsan

Çok sayıda premium markayla çalışıyorsunuz. Her markanın beklentileri de farklı. Siz bu kadar çok markanın beklentisini karşılamayı nasıl başarıyorsunuz?

Bizim özelliğimiz kısa sürede çok sayıda referansla yüksek kalitede mal üretebilmek. Bunun için de çok esnek bir fabrikaya sahibiz. Üretim hatlarımız çok çeşitli ve farklı özelliklere sahip. Bir subap 40 operasyonda bitiyor ve üzerinde aşırı derecede farklı özellikler var. Bir subapta dövme, kesme, ısı işlemi, taşlama, torna, krom gibi çok sayıda işlem var. Bu işlemler gerçekten kaliteli mal üretmek istiyorsanız önemli. Ama kaliteli mal üretmeyecekseniz demirden de subap yapabilirsiniz. Sanayide ikinci kalite malzeme her zaman var.

Biz sürekli denetim geçiren bir markayız. Denetim geçirmekten neredeyse başımız döndü. Böyle istim üzerinde bir firma burası. Her an bir denetim beklemekteyiz. Dolayısıyla bu denetimler sayesinde kendimizi sürekli yenileyebiliyoruz ve premium markalara tedarikçi olabiliyoruz. Denetimlerde değişiklik istenirse o markaya uygun değişiklikleri de gerçekleştirip imalata başlıyoruz.

Supsan / Salih Alson

Bu keyifli sohbetin ardından Supsan Motor Parçaları’nın Genel Müdürü M. Salih Alson eşliğinde fabrikayı gezme ve bir subabın üretim sürecini yerinde inceleme şansı bulduk. İş güvenliğinin ön planda tutulduğu tesiste, farklı üretim hatlarında farklı malzemelerin nasıl işlendiğini görmek gerçekten etkileyiciydi. Bu arada tesiste kullanılan makinaların bir bölümünün tamamen Supsan tarafından geliştirilmiş olduğunun da altını çizmekte yarar var.

Röportaj ve fotoğraflar: Önder Canözer / Carmedya

Önder Canözer
1990 yılından bu yana dergi sektöründe her kademede görevlerde bulunan Önder Canözer, 2000 yılında Türkiye'de dijital otomobil yayıncılığını Mynet çatısı altında başlatmıştır. 2010 yılında kurduğu ve bugün Medicon Grup adını alan Medicon Yayıncılık ile Carmedya'yı hayata geçirmiş olan Canözer, bugüne kadar iki binden fazla aracın incelemesini gerçekleştirmiştir.

    Benzer yazılar

    Yukarı