Buradasınız
Home > Güncel > Renault Sport’tan F1 Açıklaması

Renault Sport’tan F1 Açıklaması

Üç haftalık bir aradan sonra,  2011 FIA Formula 1 Dünya Şampiyonası  6-8 Mayıs tarihleri arasında yapılacak Türkiye Grand Prix’si ile geri döndü. Türkiye’deki pist belki Avrupa’nın en uç sınırında yer alıyor, ancak yine de dört ayda bir tek deniz aşırı yolculuk ve dokuz yarışlık bir seriden oluşan Avrupa sezonunu başlattığı söylenebilir. İstanbul’daki yarışla ilgili Renault-Mais tarafından gönderilen basın bültenini sizlerle paylaşıyoruz;

“Renault Sport F1 bugüne kadar mükemmel bir sezon başlangıcı yaşadı,  RS27 motor Sebastian Vettel ile iki birincilik ve partner Red Bull Racing, Lotus Renault GP ve Team Lotus ekiplerinin tamamı ile altı podyum ve 137 puan kazandı.

Renault Türkiye Grand Prix’si ile ilgili iyi istatistiklere sahip: 2005’te bu yarışın takvime alınmasından bu yana bir Renault motoru iki kez ilk sırada start aldı ve beş kez yarışı podyumda bitirdi.

Türkiye ile ilgili birkaç önemli bilgi

İstanbul Park pisti hızlı ve yavaş bölümleriyle takvimin en değişken pistlerinden biri. Bu pistin en ünlü virajı bitmez tükenmez 8.viraj, bir düz hatta çıkan dört kirişli bir eğri. Her ne kadar bu eğri bir kaşık profilindeyse de,  motor 7. viraj çıkışında, 8. virajda, ardından 9. viraja kadar tüm düz hat boyunca maksimum devrine çıktığından, aslında tamamen son gazda geçiliyor. Birbirini izleyen bu virajlarda tam güçte geçirilen zaman 17 saniyeye ulaşıyor.

9. virajın frenaj bölgesinden sonra, pilot 10. virajda yeniden gaz veriyor  ve hafif 11. eğriyi tam gazda geçerek 12 no’lu U viraja varıyor. Bu arada yeniden 17 saniye tam gazda gitmiş olacaktır; bu ise  ardı ardına 5 virajın toplam 34 saniye süreyle azami motor devrinde geçileceği anlamına geliyor.

12, 13 ve 14 numaralı yavaş viraj serisi bir pilotun değerli saniyeler kazanabileceği – veya kaybedebileceği – bir bölüm oluşturuyor. Pilot pek de zorlu olmayan saç tokası şeklindeki 12. viraj öncesi  320 km / h’ten 80 km / h’ye yavaşlayacak, sonra 13 no’lu sıkı sağ viraja girecek ve servis alanının düz hattı öncesi son virajı alacaktır. Dolayısıyla, iyi bir sürüş konforu ve yavaş viraj çıkışlarında güçlü çekiş çok önemlidir. Bu nedenle Renault Sport F1 bu özelliklere spesifik olarak uyarlanmış  bir motor kartografisi etüt etmek amacıyla bir RS27’yi tezgâhta hazırlamak için oldukça uzun bir zaman harcadı.

Birinci start çizgisiyle ilk viraj arasında Monako’da olduğu gibi sadece 150 m’lik bir mesafe bulunuyor. Lider bu kısa mesafeyi hiçbir yön değişikliği olmadığından yaklaşık altı saniyede alacaktır. Bu gibi durumlarda, kullanım aralığı çok kısa – sadece 3,5 saniye – olduğundan, KERS sistemi büyük bir avantaj oluşturmayacaktır.

Renault Sport F1 takımları Çin Grand Prix’sindeki aynı motorları kullanacaklar, dolayısıyla İstanbul Park ömür döngülerinin ikinci GP yarışı olacak.

Bunu biliyor muydunuz?

Yüksek aerodinamik baskı kuvvetleriyle yüksek yakıt tüketimi arasında bir bağıntı vardır. 14 virajına rağmen,  İstanbul Park pisti orta düzeyde aerodinamik baskı gerektiren bir pisttir, çünkü her turun önemli bir yüzdesi düz hat üzerinde geçmektedir. Dolayısıyla, motorların tüketim oranı çok yüksek değildir. Bir F1 motorunun tüketimi yaklaşık 500g/km’dir, ancak bu veriler yarış boyunca %0,5 değişim gösterebiliyor. 300 km’lik bir yarış için yaklaşık 150 kg yakıt kullanılmaktadır, bu da bir pilotun yarışı muhtemelen deposunda sadece 750 g ile bitirebileceği anlamına geliyor. Mühendislerin amacı yarışın bundan da az yakıtla bitirilmesidir, bu da motor ayarlarının özellikle son turlarda çok yakından takip edilmesini gerektiriyor.

Renault Sport F1 Genel Müdürü Jean-François Caubet ile söyleşi
Bugün itibariyle Renault’nun F1’de partnerleri için iyi bir sezon başlangıcı oldu, değil mi!
Bugüne kadar partnerlerimizin tamamı için mükemmel bir sezon başlangıcı oldu. Red Bull Racing üç yarıştan ikisini kazandı ve şimdi pilotlar ve markalar şampiyonalarında lider konumunda bulunuyor. Aynı şekilde Lotus Renault GP iki podyum ile çok güçlü görünüyor ve Red Bull, Ferrari ve McLaren’in yanı sıra üst düzey ekipler grubunda yer alıyor. Team Lotus da Çin’de bu sezon ilk kez iki aracıyla varış çizgisini geçerek gerek pistte gerekse dışında mükemmel bir iş çıkardı. Renault yönünden, bugün itibariyle alınmış olan sonuçlardan çok memnunuz: F1’de kalmamızın nedenlerinden biri başarılı olmak ve Renault ürünlerinin kalitesini kanıtlamaktı. Son sonuçlar bu hedefi doğruluyor.
Bu başarını tüm sezon boyunca sürekli olacağını nasıl garanti edebilirsiniz ?
Şasileriyle hangi yönde çalışma yapmaları gerektiğini ve bu paket kapsamında gücü ne şekilde maksimize edeceğimizi saptamak için  partner ekiplerimizle çok yakın işbirliği yapıyoruz. Bir şasinin veya herhangi bir iyileştirmenin tasarımı için hiçbir müdahale iddiasında bulunamayız, ama bir aracın tüm sezon boyunca sürekli geliştirmelerine paralel olarak aynı sürüş keyfi ile aynı çekişi sağlayan bir motorun eşlik etmesine dikkat etmemiz gerekiyor. Bu ise her yarışta geliştirilen kademeli düz tabanlarla özellikle bu yıl büyük önem arz ediyor, dolayısıyla tur zamanları için gittikçe daha kritik bir unsur oluşturuyor.

Renault bu sezon üç ekibe motor temin ediyor. Üç yarıştan sonra, Viry bu sınavı nasıl geçti  ve fabrikanın yönetim şeklinde değişiklikler oldu mu ?
Bir üçüncü ekibe motor sağlamayı yeni bir zorluğu karşılamak olarak düşünüyoruz, ancak bunun için erişimi kolay olan bir motor geliştirdik ve gerek pistte ve gerekse fabrikada çalışmalarımızı iyileştirmek için ekibin bir kısmını yeniden örgütlediysek de, işletme tarzımızı belirgin şekilde değiştirmemiz gerekmedi. Bu da bütün gücümüzü mümkün olan en iyi motoru sağlamaya ayırabileceğimiz anlamına geliyor.”

Önder Canözer
1990 yılından bu yana dergi sektöründe her kademede görevlerde bulunan Önder Canözer, 2000 yılında Türkiye'de dijital otomobil yayıncılığını Mynet çatısı altında başlatmıştır. 2010 yılında kurduğu ve bugün Medicon Grup adını alan Medicon Yayıncılık ile Carmedya'yı hayata geçirmiş olan Canözer, bugüne kadar iki binden fazla aracın incelemesini gerçekleştirmiştir.

    Benzer yazılar

    Yukarı