Buradasınız
Home > Güncel > Prins’den Yeni Teknolojiler

Prins’den Yeni Teknolojiler

Geçtiğimiz yıl Autoshow fuarında sergilediği LPG’li Porche Cayenne ile de büyük ilgi gören Prins, sektörün ulusal ve uluslararası önemli markalarının bir araya geldiği GAS Turkey 2011’de de, otogaz dönüşümlü Hummer ve Mercedes C 180 K modelleri ile öne çıktı.

Sergilenen Hummer ve Mercedes C 180 K modellerinde kullanılan VSI sisteminin yanı sıra Prins, LPG dönüşüm sektöründe önemli bir adım olan olan Direct Liqui Max teknolojisini de, önümüzdeki günlerde Türkiye pazarına sunmaya hazırlanıyor. Dönüşüm sırasında motor üzerinde herhangi bir tadilat gerektirmeyen Direct Liqui Max teknolojisi, motora LPG’yi sıvı olarak aktararak, maksimum performansa ulaşılıyor.

Bu yıl 4’ncüsü düzenlenen LPG, CNG, LNG Fuarı – GAS Turkey 2011’de, Prins standını ilgi odağına dönüştüren LPG’li Hummer marka 4×4 arazi aracı, 8 silindirli 6.000 cm3’lük bir motora ve 400 hp güce sahip. Prins standında sergilenen diğer otogaz dönüşümlü araç Mercedes C 180 K modeli ise; 4 silindirli 1.600 cm3’lük motora ve 156 hp’lik güce sahip. Her iki araçta da, yüksek teknolojili LPG otogaz dönüşüm sistemi olan Prins’in VSI (Vapour Sequential Injection) – “Sıralı Enjeksiyon Sistemi” kullanıldı.  Mevcut tüm sistemler arasında benzine en yakın performansın sağlandığı teknoloji olan VSI ile; LPG kullanımıyla sağlanan ekonomiye ve çevresel pozitif faktörlere karşın, sürüş konforu ve gücünden ise taviz verilmiyor.

VSI sistemi

LPG dönüşüm sistemlerinde teknolojinin geldiği noktayı temsil eden VSI’ın enjektör sistemi, alanında dünyanın en önemli ve sembol isimleri Keihin ile Prins’in işbirliği ile geliştirildi. Japon menşeli Keihin enjektörleri, 500 bin km ve üzerinde sorunsuz olarak çalışması ile tanınıyor.  VSI LPG sistemi; “master-slave”  kontrol yöntemi ile aracın kendi Elektronik Kontrol Ünitesi (ECU) ile tamamen entegre olarak çalışıyor. Bu sayede, ECU ile Diyagnostik Bilgisayarı (OBD) uyumunu da bozmayan VSI sisteminde, dolayısıyla sinyal emülasyonuna da gerek duyulmuyor. Her parçası LPG uygulamaları için özel olarak dizayn edilerek üretilen VSI, dünyadaki tüm önemli standartlara uyumluluğunu, sahip olduğu birçok sertifika ile de tescil ediyor.

Prins sistemleri için geliştirilen ve özel formüllü katkının motora mükemmel dozda verilmesini sağlayan ValveCare ise; subaplardaki ve subap yataklarındaki gereksiz aşınmaların önüne geçiyor.

Bir başka özellik ise; 400 beygir gücüne kadar tek bir regülatör ile yeterli gaz akışının sağlanabilmesi olarak öne çıkıyor. Diğer regülatörlerde ise; bu kapasite tam olarak desteklenemediği için, motorun yüksek devirlerinde, kullanıcının bilgisi dışında LPG’nin yanı sıra benzin de tüketilebiliyor.

Direct Liqui Max

Yine Prins tarafından geliştirilen Direct Liqui Max teknolojisi de, önümüzdeki günlerde Türkiye pazarına sunulacak. Bu yeni nesil sistem ile; LPG dönüşümü sırasında motor üzerinde herhangi bir tadilat gerekmiyor. Direct Liqui Max teknolojisi, LPG’yi motora sıvı olarak aktarıyor.

Porsche, Mercedes, Audi, BMW gibi lüks araçlara özel LPG çözümleri üreten Prins, Nisan 2010’dan itibaren İpragaz güvencesi ile Türk tüketicisiyle buluşuyor. Prins ile yüksek standartlarda otogaz dönüşümü yapılan araçlarda, değişmeyen sürüş konforu ve performansla birlikte, gelişmiş birçok katmanlı bir güvenlik sistemi de sunuluyor. İpragaz ve Prins’in önemli kurumsal politikaları olan “emniyet”, iki firmanın ortak faaliyetlerinin de en belirleyici önceliği konumunda yer alıyor.

Dünyanın en büyük LPG/CNG sistem üreticilerinden birisi olan Prins, değişik ülkelerde Honda, Ford, Chrysler, Jeep, Toyota, Volkswagen ve Volvo’nun fabrika çıkışlı LPG ve CNG’li araçları için kit üretiyor. Prins’in ürettiği yüksek teknolojili sistemler, birçok premium araç sahibi tarafından da ilk tercihleri arasında yer alıyor.

Ülkemiz, yaklaşık 9 bin adet otogaz istasyonu sayısı ile dünyada birinci sırada. Yıllık ortalama 250 bin araca LPG dönüşümü yapılıyor. Otogaz pazarı olarak bakıldığında Avrupa’nın en büyük, dünyanın Güney Kore’den sonra ikinci en büyük pazarı. Dünyada ekonomik olduğu kadar çevreci özellikleri dolayısıyla da teşvik gören LPG, benzine oranla yüzde 35-40’lara varan bir tasarruf sağlıyor.

Önder Canözer
1990 yılından bu yana dergi sektöründe her kademede görevlerde bulunan Önder Canözer, 2000 yılında Türkiye'de dijital otomobil yayıncılığını Mynet çatısı altında başlatmıştır. 2010 yılında kurduğu ve bugün Medicon Grup adını alan Medicon Yayıncılık ile Carmedya'yı hayata geçirmiş olan Canözer, bugüne kadar iki binden fazla aracın incelemesini gerçekleştirmiştir.

    Benzer yazılar

    Yukarı