Buradasınız
Home > Güncel > “Premium Markalardan Müşteri Alıyoruz”

“Premium Markalardan Müşteri Alıyoruz”

CARMEDYA.COM – Paris Otomobil Fuarı’nda kırmızı renkli araçlarının oluşturduğu standıyla ve Yeni MX-5 modeliyle Mazda büyük ilgi çekerken, biz de bu keyifli standda Mazda Türkiye Genel Müdürü Nurkan Yurdakul ile marka hakkında merak edilenleri konuştuk.

Öncelikle Nisan ayında Türkiye tanıtımı yapılan Mazda3 modelinde belirlenen hedeflere ulaştıklarını belirten Yurdakul, 2013 model Mazda3 ailesinin Mart ayında tamamen tükendiğini ve ellerinde önceki nesille ilgili araç kalmadığını açıklayarak konuyla ilgili lunları söyledi; “Nisan ayında tanıttığımız Yeni Mazda3 ile hedeflerimize ilerliyoruz. Türkiye pazarı için çok büyük adetler alamıyoruz. Çünkü sadece Türkiye’de değil, bu modele diğer ülkelerde de çok ciddi talep var. Avrupa’da şu anda 20 bin adet kaporası ödenmiş ve sırası beklenilen araçtan bahsediyoruz. Kısıtlı sayıda aldığımız için ne yazık ki tüm Mazdaseverleri Yeni Mazda3 ile buluşturamıyoruz. Bunu sakın bir ukalalık olarak almayın. Adet kısıtlı olunca maalesef sıra olmak durumunda. Kısıtlı sayıda aracımız da ancak kaporasını ödeyerek sırasını bekleyen müşterilerimize gelebiliyor. Daha açık bir şekilde belirtmek gerekirse, şu anda yılsonuna kadar bütün Mazda3 otomobillerimiz satılmış durumda. Bu durumda en az 3 ay bir sıra bekleme durumu sözkonusu diyebiliriz. Satış hedeflerimizde talep beklentilerimizi karşıladı ancak keşke arz daha fazla olsaydı. Çünkü daha fazla araca talep olduğunu da gördük.”

“Premium markaların müşterilerini çekiyoruz”

Mazda3’ün çizgilerinin yenilikle birlikte tamamen değişmesi nedeniyle eski Mazda3 çizgisini beğenenlerin eleştirilerini de aldıklarını belirten Nurkan Yurdakul, ancak bu eleştirilerden çok daha fazla olarak Yeni Mazda3 hakkında çok olumlu dönüşler aldıklarını vurguladı. Bu konuda aracın yeni tasarım anlayışının etkisinin de altını çizen Yurdakul; “Biz KODO tasarım anlayışı ve SKYACTIV teknolojisiyle birlikte sadece eski Mazda3 müşterisini değil, onlarla birlikte yeni bir kitleyi de markamıza çekmekteyiz. Özellikle de premium markalardan çok fazla müşteri alıyoruz. Aracın hissedilen kalitesi ve donanımı premium marka müşterilerini de bize doğru çekiyor. Bu bizim için büyük bir kazanım.” sözleriyle Mazda3’te eskiye oranla çok daha geniş bir müşteri kitlesine ulaştıklarını söyledi.

“Doğru bayi için bekliyoruz”

Mazda’nın Türkiye yapılanmasında bayi ağında çok acele etmediklerini belirten Nurkan Yurdakul, yeni bayi hedeflerinin olduğunu, ancak doğru bayiyi bulana kadar her bölgede bekleyebileceklerini açıkladı. Son olarak iki yeni bayiyi açacaklarını, anlaşmaların geçen yıl imzalandığını söyleyen Yurdakul, ilk sırada Malatya’da bayi açılacağının da müjdesini verdi.

Mazda Türkiye Genel Müdürü Nurkan Yurdakul / Röportaj / Carmedya

“Yeni MX-5 2015’te Türkiye’de”

Model ailseine katılmak için gün sayan ve markayı crossover segmentinde temsil edecek CX-3 modelinin gelişiyle ilgili ve aracın motor seçenekleri de dahil olmak üzere detaylarıyla ilgili alınmış net bir karar olmadığını bildiren Yurdakul, Paris’te ilgi odağı olan Yeni MX-5’in ise 2015 yılı Ağustos veya Eylül aylarında Türkiye’de satışa sunulacağını açıkladı. Diğer yandan Mazda Türkiye Genel Müdürü Nurkan Yurdakul, Mazda6 modelinin Paris’te sergilenen station wagon karosere sahip versiyonunun ise Türkiye’de station wagon pazarının beklentileri karşılayamaması nedeniyle getirilmeyeceğini belirtti. Mazda2 modelinin satışına dünya genelinde Nisan ayında başlanacağına da değinen Yurdakul,  bu segmentte Türkiye pazarında gerekli şartların oluşmamamsı nedeniyle aracı getirmeyeceklerini ancak şartların müsait olması durumunda konuyu yeniden değerlendirebileceklerinin de altını çizdi.

“Türkiye pazarındaki daralma bizi etkilemez”

Sohbet sırasında Nurkan Bey’e herkesin aylardır merak ettiği en önemli sorulardan birisi olan Türkiye pazarındaki daralma hakkındaki görüşlerini ve pazar tahminlerini de sorduk. Pazardaki daralmanın geçtiğimiz yılın yüzde 15 altında kalacağını tahmin eettiğini belirten Nurkan Yurdakul şunları söyledi; “Bizim gibi markaları pazarın düşmesi veya çıkması çok fazla etkilemiyor. Örneğin henüz tahsisler belli olmadı ama gelecek yıl 2 bin veya 2 bin 200 adetlik bir araç satışı hedefimiz var. Bu kadar adetlik bir satışta pazar bizi etkilemez. Biz her durumda zaten bu kadar araç satabiliyoruz. Pazarın düşüşü ancak çok yüksek adetlerde satan markaları etkiliyor. Diğer yandan düşüşte seçimlerin de etkisi büyük. Yine geleccek yıl bir seçim var. Son beş yıldır seçimlerle uğraşıyoruz ama pazarın bu yılki kadar düşük olacağını açıkçası ben tahmin etmiyordum.”

Mazda Türkiye Genel Müdürü Nurkan Yurdakul / Röportaj / Carmedya

“Yedek parça sorunu şehir efsanesi”

Markanın en çok sıkıntı çektiği diğer bir konu olan yedek parça ve servis konularına da değinen Nurkan Bey, kamuoyunda Mazda’nın parçası pahalı veya parçası yok imajını yıkmak için çok adetli satışlar ve uzun bir süreç gerektiğini anlatarak, bu konudaki çalışmaları ve servis yapılanmalarıyla ilgili şu bilgileri verdi; “Bizim çok yüksek adetli satışlarımız olmadığı için bu tür sorunlar son zamanlarda kulaktan kulağa yayılan bir şehir efsanesi haline gelmiş durumda. Yani şu anda Mazda parçasını bekleyen bir müşteri çok özel parçalar haricinde yok. Özel parça derken örneğin RX-8’in çamurluk davlumbazı… Bu tip ilginç parçaların dışında hiçbir şekilde parça bekleme sorunumuz yoktur. Parçalarımız Türkiye’de biri yerli ve diğeri yabancı olmak üzere iki marka hariç olmak üzere bizden daha ucuz parçası olan araç da yok. Hem avantajlı, hem de bol parçası olan bir markayız ama dediğim gibi buna halkı ikna etmek için uzun süreler gerekiyor. İnsanların denemesi lazım. Denemeden kulaktan duyma söylentiyle parçası yok veya pahalı demek çok kolay.

Servis konusunda ise sıkıntımız yok. Şu anda Türkiye’nin yedi bölgesinde 30 adet yetkili servisimiz mevcut. Bu sayıya ulaşamayan markaların da olduğunu biliyoruz.”

Son olarak Uzakdoğu’dan gelen araçlarla, Avrupa Birliği’nden gelen araçlar arasında vergi açısından yüzde 10 fark olduğuna da değinen Nurkan Yurdakul, bu durumun dikkate alınacak olması halinde, Mazda Türkiye’nin fiyat konumlandırmasının maliyeti yüksek bir  araç için ucuz kaldığını da vurguladı.

Röportaj: Önder Canözer / Paris

Önder Canözer
1990 yılından bu yana dergi sektöründe her kademede görevlerde bulunan Önder Canözer, 2000 yılında Türkiye'de dijital otomobil yayıncılığını Mynet çatısı altında başlatmıştır. 2010 yılında kurduğu ve bugün Medicon Grup adını alan Medicon Yayıncılık ile Carmedya'yı hayata geçirmiş olan Canözer, bugüne kadar iki binden fazla aracın incelemesini gerçekleştirmiştir.

    Benzer yazılar

    Yukarı