Buradasınız
Home > Dosya > Otomotiv sektörü frene mi basıyor?

Otomotiv sektörü frene mi basıyor?

Dünyanın önde gelen kredi sigortası şirketlerinden Euler Hermes, 8 Aralık 2011 tarihinde Paris’te bir basın toplantısı düzenleyerek dünya otomotiv sektörü üzerine değerlendirmelerini paylaştı. Euler Hermes’in raporuna göre, küresel otomotiv sektörü, 2008-2009 kriziyle en zor dönemlerinden birini yaşarken üretim seviyesi yüzde 15.5 azalarak yaklaşık 62 milyon adete düştü. 2009 yılının zor konjonktörünün de ardından, 2010 yılında pek çok ülke, pazarın yüzde 26’lık güçlü bir büyüme sergilemesini sağlayan yeni hurda düzenlemeleri yaptı ve araçsatış teşvikleri sundu. Euler Hermes Grup Yönetim Kurulu Başkanı Wilfried Verstraete Dünya pazarı bu yıl yüzde 5’lik büyüme oranıyla normal seyir hızına döndü. Yaklaşık 82 milyon arac üretildi. Buna karşılık yükselen pazarlarda otomotiv talebinin azalıyor görünmesi, 2012 yılında sektörel büyümenin yüzde 4-5 oranında sabitleneceğini tahmin etmemize neden oluyor” diyor.

Euler Hermes Türkiye CEO’su Özlem Özüner ise Paris’te düzenlenen toplantının sonuçlarını değerlendirirken, otomotivin Türkiye icin cok stratejik bir sektör olduğunun ve ciddi bir gelecek vaad ettiğinin altını çizdi. Sektörün, 2011 yılında rekor bir üretim gerçekleştirmesini beklediklerini ifade eden Özüner, Avrupa’da yaşanan sıkıntıların 2012 yılında mutlaka Türkiye’ye de yansıyacağını düşündüklerini söyledi.

“2011 yılında üretim rekoru kırması beklenen Türk otomotiv sektörü için 2012 zor geçebilir”

Türkiye’de otomotiv sektörünü değerlendiren Özlem Özüner, şunları söyledi: “Türk otomotiv sektörü,2008-2009 yılı krizini takiben diğer ülkelerde olduğu gibi zor bir dönem geçirdi ve üretim rakamlarında bir azalma oldu. 2010 yılında ise sektör üretimini yüzde 26 arttırarak (traktör hariç) yaklaşık 1,1 milyon araca çıkarmayı başardı. Toplam ihracat içinde yüzde 15’in üzerinde oranla en yüksek paya sahip sektörün 2011 yılında üretim rekoru kırmasını bekliyoruz. Ancak, bu rekor öngörümüze rağmen, dünya ekonomisinde ve özellikle de, otomotiv ihracatının yoğun olduğu Avrupa’da devam eden ekonomik sıkıntılar, Türkiye’de de pazarı olumsuz etkiliyor. Avrupa’da ekonominin kötüye gitmesi dışında pazarı olumsuz etkileyen nedenler arasında; Merkez Bankası’nın ekonomiyi soğutmak amacı ile kredileri daraltma yönünde aldığı önlemler, Türk Lirası’nın Euro ve Dolar karşısında yaşadığı değer kaybı ve hafif ticari araçlar üzerindeki ÖTV artışı başı cekiyor. Yurtiçi ekonomi politikalarının bir süre daha aynı yönde sürdürüleceği ve yurtdışı olumsuz ekonomik konjonktürün devam edeceği varsayımı altında 2012 yılının Türk otomotiv sektörü için de zor bir yıl olacağını tahmin ediyoruz. Her şeye rağmen, uzun dönemde Türkiye otomotiv pazarı istikrarlı büyümesini koruyacaktır. Türkiye’deki araç sahipliği oranını gelişmiş ekonomilerle karşılaştırırsak sadece yurtiçi satışların bile pazarın büyümesi icin önemli bir potansiyel sunduğunu söyleyebiliriz”.

Üretimde büyüme sadece yeni pazarlar tarafından sürükleniyor

Euler Hermes’in değerlendirmelerine göre dünya çapında otomotiv üretimi son beş yılda ortalama yüzde 11 arttı. Ancak, Avrupa (- yüzde 11), Kuzey Amerika (- yüzde 22) ve Japonya (- yüzde 34) bu dönemde artış hızında söz konusu ortalamanın çok gerisinde kaldı. Sektörün büyümesini, başta yüzde 123’lük büyümeyle Çin olmak üzere yükselen pazarlar sürükledi. Kişi başı GSYH’nin arttığı ve düşük araba sahipliği oranının olduğu Latin Amerika’da otomotiv sanayisinin büyümesi yüzde 24 olurken, Asya’da büyüme  (Japon pazarında aynı dönemde ciddi durgunluk olmasına rağmen) yüzde 40 olarak gerçekleşti.

Daha gelişmiş otomotiv pazarlarında üretimin gerilemesine rağmen bazı üreticiler bu düşüşe aldıkları önlemlerle ayak uydurabildi. Örneğin, üretim faaliyetlerini çok büyük çapta yeniden yapılandıran ABD’de endüstri tekrar karlılık gösterebildi. Bu ülkede, 2000-2009 yılları arasında otomotiv ve otomotiv yedek parça üreticisi firmalarda çalışan sayısı, üretime paralel olarak yarı yarıya azaldı.

Avrupa’da durum biraz daha heterojendi. Almanya kriz öncesi üretim seviyelerine geri dönebilirken, İspanya, Fransa ve İtalya’da ise üretim, 2007 yılı seviyelerinin sırasıyla yüzde 20, yüzde 36 ve yüzde 38 altında seyrediyor. Söz konusu talep düşüşü üç ülkeyi de etkilerken, Fransa ve İtalya’da üretimin büyük kısmının ‘düşük maliyetli’  bölgelere kaydırılmasına neden oldu.

2011 yılında kötü bir deprem felaketi ve tsunami yaşayan Japonya’da otomotiv sektörünün kendini toparlaması Avrupa’dan da zayıf oldu. UÅNlkenin rekabet avantajı Yen’in değerinin Euro karşısında ciddi olarak değerlenmesiyle baltalandı.

Aynı dönemde, Koreli araba üreticileri krize bağışık göründüler ve 2005 yılında yüzde 4.6 olan pazar paylarını arttırmaya devam ederek 2010 yılında yüzde 7.5’e çıkardılar.

Teşvik önlemleriyle zirve yapan ‘yeni araç tescili’ sayısı düşüyor mu?

Hareketli geçen iki yıl sonrasında, Çin pazarının durulmaya başlaması ve 2011-2012 döneminde sadece yüzde 4-5 aralığında büyümesi öngörülüyor. Ancak, araba sahipliği oranının (yüzde 5) Avrupa’nın (yüzde 60) 1/12’si olduğu bu pazarda hala ciddi bir potansiyel bulunuyor.

Diğer bir önemli pazar olan Hindistan’da, büyüme 2011 yılında az bir yavaşlama gösterdi ve 2012 yılında da -yüksek faiz oranlarının etkisi ve aşırı ucuz aracların yaşattığı hüsranla- durgunlaşacağa benziyor. Ancak, Hindistan uzun dönemli büyüme potansiyelini korumaya devam ediyor.

Brezilya pazarında da, artan faiz oranları ve daha pahalı ve ağır vergilere tabii olan ithal arabalar nedeniyle, büyümenin 2011-2012 döneminde dengeye oturacağı (2012 yılında + yüzde 2) düşünülüyor. 2011 yılında çıkarılan hurda düzenlemesinin olumlu yönde etkilediği Rusya pazarında ise büyümenin 2012 yılında duracağı (yüzde 0) tahmin ediliyor.

2008 ve 2010 yıllarını cok kötü geçiren ABD pazarı araç yenilemelerine bağlı olarak toparlanmaya başladı. Pazarın, 2012 yılında yüzde 8-10 aralığında büyümesi bekleniyor.

2011 yılında çok kötü bir sezon geçiren ve üretimin yüzde 15 azaldığı Japonya pazarının 2012 yılında teknik düzeltmeye bağlı olarak yüzde 8 büyümesi bekleniyor. Ancak, yapısal olarak uzun dönemli bir düşüşte olan ve öngörülebilir bir dönemde kriz öncesi büyüme oranlarını yakalaması beklenmeyen Japon pazarı için bu iyileşme geçici olacak.

Avrupa otomotiv sanayisinde farklı eğilimler

2011 yılında Avrupa’da, özellikle de Güney Avrupa’da araba satışları düşmeye devam etti. Avrupa otomotiv pazarında üretimin ne yazık ki halen kriz öncesi seviyesinin en az yüzde 15 altında olduğunu belirten Euler Hermes Baş Ekonomisti Ludovic Subran şunları söyledi: “Ekonomik gelişmeler doğal olarak pazarı da etkiledi. Teşvik önlemlerinin son bulması ve birçok ülkede ‘tutumluluk’ kavramının günün sözü haline gelmesiyle Avrupa’da otomotiv sanayisinin sıkıntı çekmeye devam etmesi ve önümüzdeki sene bir kez daha yüzde 3-5 oranında küçülmesi bekleniyor.”

Ludovic Subran, Avrupa’da çok farklı eğilimlerin ortaya cıkmaya başladığını belirtiyor. İngiltere, İtalya ve İspanya pazarlarında üretim halen kriz öncesi seviyesinin yüzde 20 ila yüzde 50 altında ve 2012 yılında herhangi bir artış beklenmiyor. 2012 yılı icin 3.1 milyon yeni araba tescilinin olduğu (2011 yılının yüzde 1.5 altında) Almanya pazarında ise üretimin 2008 yılı seviyelerinde sabitlenmeye başladığı görülüyor.

Fransa pazarı bu yıl bircok farklı teşvikten yararlanmaya devam etti. Ancak, Euler Hermes sektör araştırmaları şefi Yann Lacroix’ya göre bu pazarda yaşanan zorluklar halen devam ediyor. Lacroix “Şu anda siparişlerde keskin bir düşüş görüyoruz ve bunun 2012 yılında yüzde 10’luk bir küçülmeyle sonuçlanacağını düşünüyoruz. Bu, Avrupa’daki en keskin düşüş… Ayrıca, Fransa’da karlılık oranı yüzde 2.2 seviyesiyle Almanya’nın üçte biri kadar” diyor.

2008-2009 krizi bu anlamda otomotiv üretiminde yükselen pazarlara doğru yer değiştirmeyi kuvvetlendirdi ve bu eğilim 2011-2012 yılında da –bu bölgelerde de yavaşlama olmasına rağmen devam edecek. Wilfried Verstraete bu konuda son olarak şunları söylüyor “Otomotiv üreticileri birkaç önemli zorlukla karşı karşıya. Üretimlerini ve araç sınıflarını gelişmekte olan pazarlardan gelen yeni talebe uydurmak zorundalar ve ancak, inovasyon ve üretim alanında endüstriyel ortaklıklar kurarak sürdürülebilir rekabetçi avantaja sahip olabilirler. Karlı ve yeşil (doğa dostu) bir araç, kesinlikle yatırım yapılması gereken iyi bir örnek.

Euler Hermes Hakkında

Euler Hermes, 50’den fazla ülkedeki 6 binin üzerinde çalışanıyla şirketlerarası ticaret alacaklarının yönetimi icin teminat, garanti ve tahsilat hizmetlerini kapsayan ürün yelpazesi ile faaliyet gösteriyor. 2010 yılında 2,15 milyar Euro konsolide ciro acıklayan Euler Hermes, dünya çapında 40 milyon işletmenin mali durumunun analiz edildiği kredi istihbarat ağına sahip durumda. 2010 yılında dünya capında sigortaladığı ticari işlem hacmi toplam 633 milyar Euro değerine ulaşan ve kredi sigortası alanında dünya lideri olan Euler Hermes, Türkiye’nin de önde gelen kredi sigortası şirketleri arasında yer alıyor.

Allianz Grup üyesi Euler Hermes, Paris Euronext borsasında işlem görüyor. Grup ve temel kredi sigortası iştirakleri Standard & Poor’s tarafından AA- notu ile derecelendiriliyor.

Önder Canözer
1990 yılından bu yana dergi sektöründe her kademede görevlerde bulunan Önder Canözer, 2000 yılında Türkiye'de dijital otomobil yayıncılığını Mynet çatısı altında başlatmıştır. 2010 yılında kurduğu ve bugün Medicon Grup adını alan Medicon Yayıncılık ile Carmedya'yı hayata geçirmiş olan Canözer, bugüne kadar iki binden fazla aracın incelemesini gerçekleştirmiştir.

    Benzer yazılar

    Yukarı