Buradasınız
Home > Dosya > Offroadist 8 / Yeni Yıl Eskisi Gibi Olmasın

Offroadist 8 / Yeni Yıl Eskisi Gibi Olmasın

Kar dağlara düştü, yollara düştü… Kış kampları ve karda offroad sevenlerin içi, kanı kaynamaya başladı…

Sessiz bir orman patikasında, hiç lastik izi olmayan yerlere gidip, biraz eğlenip biraz da ateş başında çorba, kahve muhabetleriyle, hele bir de dolunay varsa deymeyin off-roadçunun keyfine… Kimsenin soğuktan şikayet ettiğini duymazsınız. Geri kalan sesleride kar alır götürür zaten…

Herşey çok güzel, malzemeniz, aracınız herşeye hazır ama hedef noktanıza nasıl geldiniz veya gideceksiniz? Yol da nasıl hareket ettiniz? Sağ salim nasıl döneceksiniz?

Öncelikle, trafikte konvoy halinde seyretmenin suç olduğunu hatırlatmakla başlayalım. Bazı illerde ise trafik kanunlarının da ötesinde valiliklerce alınmış özel uygulamaların var olduğunu bilmenizde fayda var.

Tamam biz düğün dernek, veya mehmetçik konvoyu oluşturmuyoruz, ancak sportif olaylar ile ilgili konvoy uygulamaları bölümüne takılıyoruz.

Karayollarında takip mesafesi sürat/2 veya 2 saniye olması gerektiğini ehliyeti olan herkesin bildiğini varsayıyorum. Yoğun yağmur, sis, buz, kar, tipi gibi kötü hava koşullarında ise en az 50m. mesafe olması gerekir.

İyi de biz bunları zaten biliyoruz diyebilirsiniz, emniyet kemeri takılmasının gerekliliğini bildiğimiz gibi… seyir halindeyken, arazideyken takmıyoruz ya… sıkıyor, daraltıyor, ya da kaza yaparsak kurtulamadığımız emniyet kemeri başımıza iş açacak ya…

Aralık ayı içerisinde her ne kadar tanışmamış olsam da Antalyalı off-roadçu Abimiz Faruk Kayhan’ı güzel bir kar sürüşü sırasında kaybettik.

Amacım taze acıları tırnaklamak değil, buradan ailesine ve kulübüne tekrar baş sağlığı dilerim…

Offroad, acemi – usta ayırımı gözetmiyor. Her ne kadar usta veya yarışçı olursanız olun.

Geçen ay Anatolia Offroad Kulübü’nün bir kampına davet edildim ve orada Başkan Jeep Murat Taşlıdağ ile yaptığımız bir sohbette tam da benzeri bir konu geçti.

Uzun süre tekrar tekrar aynı şeyleri yaptığınızda o kadar kanıksıyorsunuz ki, “nasıl olsa yapmışızdır” veya “nasıl olsa birileri yapmıştır bakmıştır” gibi bir alışkanlığın içinde buluyorsunuz kendinizi. Ben “İşletme körlüğü “diyorum, siz “rehavet” diyebilirsiniz, adını ne koyarsanız koyun ama yapıldığından emin olun.

Araç içinde emniyet kemeri takılmamış insanlar, vinç halatı üzerine koyulmamış ağırlıklar, yüksek sürat, arazide açık camlar aklınıza ne geliyorsa ekleyin. Ehliyet sınavlarında ilk yardım konusunun en komik sorusu “Arı sokmasında ilk yardım”.

Trafikteyiz, araçla kaza yaptık, kırık çıkık ta ne yapılır, kanama nasıl durdurulur değil, arı sokması.

Cam açık içeriye arı girdi ve yüzünüze çarptı, bir de benim gibi alerjik veya fobisi olan biriyseniz direksiyonu elinizden bırakmanız an meselesi, süratiniz kaç? Cam kapalı olsaydı keşke…

Arazidesiniz, camınız açık, orman yollarından birine girdiniz, mis gibi toprak kokusu, kuşlar, sessizlik, ve suratınıza çarpan bir dal parçası… Tokat gibi. Umarım tek gözle yola devam edebilirsiniz.

Biraz sıkıcı ancak, kapalı cam, bağlı emniyet kemeri, bakımlı araç, uygun lastik havaları, kontrol edilmiş frenler ve daha bir çok şey sizi sonraki gezilerden alıkoymayacak, ailenizi ve arkadaşlarınızı üzmeyecek, güzel anılarla geri dönmenizi sağlayacak şeyler.

Başka bir olay;

Kamplar da, ateş başında ufak ufak yudumlanan içkiler, keyifli muhabbetler… Yüzünüz gülmeye başladı. Konu güzel mi?

Pek değil!!!

Alkol, size sıcaklık duygusu verirken, aynı zamanda kanınızı sulandırmakta ve siz fark etmeden, uzuvlarınıza işleyen soğuğu da algılamamanıza yardımcı oluyor. Siz anlamıyorsunuz ama ufak ufak donuyorsunuz. Bu duruma Hipotermi deniyor.

Çadırınızı kurmaya üşendiniz ve araç içinde yattınız değil mi? Sabah ayazıyla üşüdüğünüzü hissedip aracı çalıştırıp klimanızı açtınız, ısınmaya başladınız ve ısıyla birlikte de mis gibi uyumaya başladınız. Eğer ısı değişikliği çok ani olursa, alkolle sulanmış kanınız, rahat rahat sıcaklıkla birlikte ordan oraya koşturmaya başlarsa kalp krizi geçirmenize davetiye çıkartmış olacağınızı biliyor muydunuz?

Peki, ya grup lideriniz, bölgedeki havanın bozacağına veya değişen hava şartlarından dolayı kamp noktanızı değiştirmeye ve daha güvenli bir yere gidilmesi gerektiğine karar verirse direksiyona geçecek haliniz var mı?

Alkollüyken bir çok insan daha hızlı kararlar aldığını söyler, bende. Ancak hızlı alınan kararları kaslar uygulayamaz ve tepki süresi uzar. Uzayan tepki süresi, viraja girdiğinizde direksiyonu geç çevirmeye başlamanıza, durmanız gerektiğinde frene geç basmanıza ve daha bir çok şeye neden olur.

En önemlisi, geç verilen kararlar, erken gelen kazalara sebep olacaktır.

Tek başınıza değil, bir grup halinde hareket ettiğinizi, doğaya karşı mücadele verdiğinizi ve bu sporu zevk için yaptığınızı unutmayın. Atın ölümü arpadan olmasın lütfen.

Üzücü yazılar yazmamak dileğiyle tüm offroad severlere dikkatli ve sağlıklı yeni bir yıl dilerim.

Yazı: Yağız Ergenç

Fotoğraf: Savaş Yılmaz

yagiz@ergenc.org

Önder Canözer
1990 yılından bu yana dergi sektöründe her kademede görevlerde bulunan Önder Canözer, 2000 yılında Türkiye'de dijital otomobil yayıncılığını Mynet çatısı altında başlatmıştır. 2010 yılında kurduğu ve bugün Medicon Grup adını alan Medicon Yayıncılık ile Carmedya'yı hayata geçirmiş olan Canözer, bugüne kadar iki binden fazla aracın incelemesini gerçekleştirmiştir.

    Benzer yazılar

    Yukarı