Buradasınız
Home > Dosya > Güvenli Sürüş 3 / Koltukta Doğru Oturmak Sürücülüğün Temelidir

Güvenli Sürüş 3 / Koltukta Doğru Oturmak Sürücülüğün Temelidir

Fallback Image

Güvenli Sürücülük, trafikte karşılaşabileceğimiz tüm olumsuzluklara ve tüm tehlikelere karşı kendimizi kazalardan koruyacak şekilde araç kullanmaya denir. Türkiye’de sürücülere yönelik yapılan düzenlemeler, verilen yetersiz eğitimler ve olmayan denetlemeler konusunda söylenecek çok şey var. Eğer ülkemiz trafiğini yaşanabilir hale getirmek istiyorsak, özellikle temel güvenli sürücülük eğitimini almamış, defansif sürücülüğün mantığını kavramamış sürücülere, çok geç olmadan ulaşmak lazım.

Güvenli Sürücülük eğitimleri alan sürücüler, öncelikle aracını doğru olarak kullanmayı, aracına etki eden fizik güçlerini, aracının hakimiyetini ne yaparsa kaybedeceğini görüyor. Trafiğe kapalı alanda, kukalarla düzenlenmiş, yapay buz alanı üzerinde ve gerçeğe çok yakın uygulamaları defalarca yapıyor, kendisini ve aracını çok daha iyi tanıyor, limitlerini öğreniyor. Trafiğe çıkarken tehlikenin nerelerden geleceğini önceden görebilme ve riske girmeden araç kullanma konularında bilinçleniyor. Tüm bunların yanı sıra trafikte saygılı ve hoşgörülü davranmanın gerekliliğini, sinirlenerek hiçbir şeyi çözemeyeceğini anlıyor.

Bu eğitimlerin faydası tüm dünyada kabul görmüş durumda. AB’ye girme hazırlıkları yapan Türkiye’de artık bilinçli sürücülük eğitimine devletin ve sivil toplum örgütlerinin öncülük etmelerinin zamanı geldi de geçiyor bile. Eğitim almış sürücülerin daha az kazaya karışması sonucu hem araç hasar giderlerinde, hem sağlık harcamalarında, hem de iş gücü kaybı açısından büyük kazançlar elde ediliyor. Daha az kaza olması nedeniyle azalan sigorta giderleri sigortalıyı, primden kat be kat fazla tutan hasar riskinin düşmesi de sigorta şirketlerini mutlu ediyor.

20 yılda terörden dolayı hayatını kaybeden insan sayısı 30 bin civarında iken trafikte 20 yılda kaybettiğimiz insan sayısı 300 bindir. Ülkemizin terörden bile fazla can kaybı yaşadığı en önemli sorunu trafik kazaları iken, eğitim konusunda elle tutulur hiçbir adım atılmıyor. Her yıl trafiğe yeni çıkan (çıkmaya cesaret edebilen) sürücü sayısı neredeyse 400 bin kişidir. Bu çiçeği burnunda sürücülere, Sürücü Seviye Belirleme Testi (işe yeni girenlere veya şirket çalışanlarına araç teslim edilmeden önce uyguladığımız 45 dk süren bir değerlendirme) uygulamış olsaydım, inanın yarısından çoğuna ehliyet vermezdim herhalde… İşini iyi yapan sürücü kursları olduğu gibi, yapmayanların olduğunu herkes kabul ediyor. Ehliyetin verilmesi aşamasında yetersiz MEB müfettişlerinin, tam bir skandal sayılabilecek şekilde kısa sürede ve kısa mesafede sürücüleri yeterince gözlemlemeden ehliyetleri ‘dağıtması’,  işini iyi yapanların ise başarı yüzdesini düşürdüğü için işten uzaklaştırılması kazaların aynı hızla devam edeceğini göstermektedir.

Trafikte araç kullanan sürücülerimizin çok iyi olduğunu düşünüyor musunuz? Yeni ehliyet alan sürücülerin çok iyi bir eğitim aldığını ve sürücü kurslarının hakkıyla eğitim verdiğini söyleyebilir misiniz? Yollar ve işaretlemeler sizce yeterince iyi mi? En hızlı yol kesimi olan otobanlarımızda hiç tehlikeyle (hayvan çıkması, çukurlar, geri gidenler, yayalar) karşılaşıyor musunuz? Avrupa’nın trafik kazalarında lider ülkesinin Türkiye olduğunu biliyor musunuz? Tüm bu soruların yanıtları ülkemiz trafiğinin neden bu kadar tehlikeli olduğunu net biçimde ortaya koymaktadır.

Sürücülerimiz aracını en doğru şekilde nasıl durdurabileceğini bilmiyor. Direksiyonu yanlış tutuyor ve yanlış çeviriyor, koltukta doğru oturmayı bilmiyor. Ama en kötüsü eksikleri olduğunun farkında değil. Çocukluktan başlaması gereken eğitim eksikliği nedeniyle otomobil kültürüne de maalesef sahip değiller.

Herkes şunu çok iyi anlamalı! Kaza öncesi hayati önem taşıyan o birkaç saniyede sürücülerimiz maalesef ne yapacağını bilmiyor. Halbuki kullandığı araca zamanında ve doğru müdahale edebilse belki de kazaya karışmayabilecek. Bunun için doğru koltuk pozisyonunu ayarlamak ve direksiyonu iki elle ve 9:15 pozisyonunda tutmak çok önemlidir.

DOĞRU KOLTUK AYARI VE FAYDALARI

Aracınızı güvenli ve kontrollü olarak kullanabilmek için koltuğunuz doğru olarak ayarlı olmalıdır. Otomobile hâkim olmak, ona istediğini yaptırmak (etkili fren ve acil durum manevrası gibi) koltukta doğru oturmakla, direksiyonu doğru tutmakla ve çevirmekle sağlanır. Bu yüzden araca bindiğinizde kısa bir mesafe bile gidecek olsanız, mutlaka ayarlarınızı tam olarak yapınız.

Doğru oturma pozisyonunu ayarlarken, debriyaj ve frene sonuna kadar bastığınızda bacaklarınız düz olmamalı, dizinizde yaklaşık 150-160 derece açı olmalıdır. Koltuk sırt pozisyonu ayarlanırken direksiyonun üst kısmındaki en uzak noktasını (saate göre 12 noktası) elimizle sıkıca kavramalıyız ve koltuk sırt kısmını dik duruma getirmeliyiz. Direksiyonu her iki yöne hızlıca çevirirken, sırtımızın koltuktan uzaklaşmaması gerekir.

Bu pozisyon sizin yolu daha iyi görmenize, daha az yorulmanıza, sürüş sırasında sırt ve bel ağrılarının azalmasına, aracınızı daha iyi hissetmenize, daha çabuk tepki verebilmenize ve en önemlisi güvenli sürüş yapmanıza olanak sağlayacaktır.

Koltuk başlığı, başımızla aynı seviyede ve en fazla 2-3 parmak mesafede başımıza yakın olacak şekilde ayarlanmalıdır. Olası bir arkadan çarpmada hayatınızı kurtaran koltuk başlığı, diğer kazalarda da boyun incinmelerini azaltır.

DOĞRU DİREKSİYON TUTMA VE ÇEVİRME

Direksiyon iki elle ve saate göre dokuzu çeyrek geçe (9:15) şeklinde tutulmalıdır. En iyi ve hızlı manevra yapılabilecek bu el pozisyonu ile sinyal, silecek ve kornaya en kısa sürede parmaklarınız ulaşabilir. Direksiyonu çevirirken eller kilitlenmeden yer değiştirmeli ve başparmaklar içerde kalmamalıdır. Direksiyonu içerden tutup çevirmek, elleri içerde tutmak, tek elle tutmak ve çevirmek de yanlıştır. Unutmayınız, hayatınızla ilgili bir manevrada direksiyonu geç yada yetersiz çevirmeniz, sonuçları çok ağır olabilecek bir kaza demektir.

Emniyet kemerlerinizi önde ve arka koltukta takmayı, çocuklarınızı özel güvenlik koltuğunda oturtmayı, kısa farlarınızı gündüzleri de yakmayı unutmayınız…Hepinize kazasız ve keyifli yolculuklar dilerim.

Yazı: Yener Gülünay

İleri Sürücülük Teknikleri Uzmanı

yener@gusem.com

Önder Canözer
1990 yılından bu yana dergi sektöründe her kademede görevlerde bulunan Önder Canözer, 2000 yılında Türkiye'de dijital otomobil yayıncılığını Mynet çatısı altında başlatmıştır. 2010 yılında kurduğu ve bugün Medicon Grup adını alan Medicon Yayıncılık ile Carmedya'yı hayata geçirmiş olan Canözer, bugüne kadar iki binden fazla aracın incelemesini gerçekleştirmiştir.

    Benzer yazılar

    Yukarı