Buradasınız
Home > Dosya > Güvenli Sürüş 1 / Demokratik Trafik Açılımı

Güvenli Sürüş 1 / Demokratik Trafik Açılımı

Fallback Image

Merhaba Sevgili okuyucular,

Bu aydan itibaren Carmedya’da yazılarımla sizlere ileri sürücülük teknikleri konusunda ışık tutmaya çalışacağım. Sevgili dostum Önder Canözer’in yazı yazmam için teklifini duyduğumda büyük memnuniyet duydum. Böyle kaliteli bir dergide yer alacak olmaktan dolayı teşekkürü kendisine bir borç bildiğimi ifade etmeliyim.

HİÇ KİMSENİN AYRICALIĞI YOK AZRAİL KARŞISINDA

‘Direksiyon başında herkes eşittir.’

Bu yazımda bu konuya farklı bir yönden bakmak ve Trafik Kanunu’nda yapılması düşünülen değişiklikleri masaya yatırmak istiyorum. Ülke gündeminde demokratik açılım adıyla tüm vatandaşların eşit hak ve hürriyetlere sahip olabilmesi amacıyla çeşitli görüşmeler yapılıyor. Gerçek demokrasi ve hukuk sisteminde olması gerekenleri çağdaş ülkelerde görüyoruz. Vatandaşın vergileriyle maaşını alan ve vatandaşa hizmet etmekten başka hiçbir ayrıcalığı olmayan bürokratlar trafik kuralı ihlallerinde başlarını önlerine eğip, paşa paşa cezalarını ödüyor. Zengin ve güçlü olan kişilerin, fakir ve zayıf kişilerden bir üstünlüğü olmamalı. Birkaç örnek vermek gerekirse; Avustralya’da Başbakana yanlış yere park ettiği için trafik polislerince park cezası kesiliyor.

Almanya’da, aşırı hız nedeniyle trafik cezası yiyen Kuzey Ren Vestfalya (KRV) Eyaleti Ulaştırma Bakanı Oliver Wittke görevinden ayrıldı. Oliver Wittke, yaptığı yazılı açıklamada, ceza nedeniyle ulaştırma bakanı olarak gerekli olan örnek kişi rolüne sadık kalamayacağını belirterek istifa etti.

Yeni Zelanda’da polis, Başbakan Helen Clark’ın konvoyunun fazla hız yaptığı gerekçesiyle soruşturma açtı. Yetkililer, Başbakan Clark’ın makam otomobilinin bulunduğu konvoyun hız yaptığı yolunda halktan şikayetler geldiğini açıkladı.

Bu örnekler çoğaltılabilir. Toplumu oluşturan tüm bireyler görevleri ve statüleri ne olursa olsun başkalarının haklarına son derece saygılı ve herkes trafik ortamında eşit. Aynı hukuk devletinde olduğu gibi… Hakkını savunan bir bağımsız hukuk sistemi var.  Trafiğe çıkan herkes, ehliyetlerini alırken insan hayatına mal olabilecek bir sorumluluk aldığının bilincinde olmalı. Bu bilinçte olmayanların ise geç kalınmadan tespit edilmesi ve gözünün yaşına bakılmaması gerekir. Bize baktığınızda emniyet şeridini resmi plakayla kullananların hepsi gerekli ve hakları olduğu için mi kullanıyor? Acaba bunları kontrol edecek, yanlış yapanlara dur diyecek var mı? Demokrasiye inanan, dürüst, korkusuz ve cesur emniyet müdürlerine ihtiyacımız var. Herkes can derdinde, bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyor.

Gerçek şu ki silahlı terörü yok etmek için her yolu deneyen devletimiz çok daha fazla can kaybına yol açan trafik terörünü azaltmak için de aynı çabayı göstermeli. Demokratik açılıma harcanan zamanı ve çabayı trafik kazalarının azaltılması için harcamadığımız ve trafikte de gerçek demokrasiyi uygulayamadığımız için Trafik Terörü maalesef bu noktada.

YENİ KANUN TASARISINDA NELER

DEĞİŞECEK

Geçtiğimiz yıl Trafik Kanunu’nda yapılması düşünülen aceleye getirilmiş ‘hız sınırlarını artırmayı hedefleyen’ kanuna ‘ölümlü kazalar artar‘ diye verdiğimiz tepkiler sonuç verdi. Son gelen bilgiler sadece bölünmüş yollarda hız sınırını 90km/s’den 110 km/s’e çıkarıyor. Kanunda yapılan yeni düzenlemelerle trafik cezaları daha da ağırlaştırılıyor. Alkollü araç kullanan sürücülerin ehliyetlerine el konulduğu süre 6 aydan 1 yıla çıkartılıyor.

Mevcut düzenlemede trafik ekipleri kural ihlalinde bulunan milletvekili ve yargı mensuplarına ceza kesemiyor. Ekipler sadece trafik ceza tespit tutanağı düzenliyor. Milletvekili ve yargı mensuplarının bağlı bulundukları kurumlar, bu tutanakları cezaya dönüştürüyor. Trafikteki ayrıcalık konusunda en çok tartışılan konu ise ceza puanı uygulaması. Trafik ekipleri, alkollü olduğundan şüphelenilen milletvekili ve yargı mensubuna alkol muayenesi yapamıyor. Tespit tutanaklarıyla ceza puanı uygulaması da yapılamıyor.

Tasarıyla trafikte milletvekillerine ve yargı mensuplarına tanınan ayrıcalıklar da ortadan kaldırılıyor. Bu önemli bir adım olacak. Tabii uygulanmayan ve denetlenmeyen trafik kuralları olduğu sürece pek bir anlamı yok. Sadece büyük şehirlerde emniyet kemeri takmayanların oranı yüzde 50’den fazla.

Herhalde polisler baş edemediği için bu duruma göz yumuyor. Bir de kendileri de takmadığı ve neden takması gerektiğini bilmediği için. Diğer bir deyişle bu konudaki eğitimleri yetersiz olduğu için.

HERKESE EĞİTİM HAKKI !

Demokrasilerde çok önemli bir hak daha vardır: Eğitim Hakkı! Sonuç olarak Güvenli Sürücülük Eğitimlerine katılan herkesten duyduğum şu cümle çok önemli: ‘Bu eğitimi ehliyeti olan herkes almalı!’ Firmaların iş güvenliği konusunda çalışan yöneticilerini en çok düşündüren konu çalışanlarının trafik kazalarına karışmaları ve zarar görmeleridir. Şu anda ağırlıklı olarak araç filosu olan firmalar çalışanlarına bu eğitimleri verdiriyor. Peki ihtiyacı olduğunun farkında olmayan ve bu eğitimleri alamamış normal bir sürücü ve ailesinin suçu, günahı nedir? Hani herkese eğitim hakkı vardı? Maddi imkanı olmayanların eğitimlerini sponsorlar karşılayabilir. Başta sigorta firmaları olmak üzere… Eğitimli sürücülere kasko indirimi daha fazla yapılabilir. Böylece kazalar azalır, sigorta firmaları daha çok kar eder, aynı zamanda bir sosyal sorumluluk hareketi de başlatılmış olur.

ÇOCUK GÜVENLİK KOLTUĞU ARTIK ZORUNLU!

Trafik kazalarındaki çocuk ölümlerini ve yaralanmalarını en çabuk şekilde azaltabilmenin yolu olan yasal zorunluluk nihayet gerçek oluyor. Çocuk Güvenlik Koltuğu kullanımı 1 Haziran 2010’dan itibaren zorunlu hale getiriliyor. Umarım bu kanun yeterince iyi uygulanabilirse trafik kazalarındaki çocuk ölümleri çok azalacaktır.

Emniyet kemerlerinizi önde ve arka koltukta takmayı, çocuklarınızı özel güvenlik koltuğunda oturtmayı, kısa farlarınızı gündüzleri de yakmayı unutmayınız…Hepinize kazasız ve keyifli yolculuklar dilerim.

Yazı: Yener Gülünay

İleri Sürücülük Teknikleri Uzmanı

yener@gusem.com

Önder Canözer
1990 yılından bu yana dergi sektöründe her kademede görevlerde bulunan Önder Canözer, 2000 yılında Türkiye'de dijital otomobil yayıncılığını Mynet çatısı altında başlatmıştır. 2010 yılında kurduğu ve bugün Medicon Grup adını alan Medicon Yayıncılık ile Carmedya'yı hayata geçirmiş olan Canözer, bugüne kadar iki binden fazla aracın incelemesini gerçekleştirmiştir.

    Benzer yazılar

    Yukarı