Buradasınız
Home > Güncel > Focus’a Özel Motor Sesi

Focus’a Özel Motor Sesi

Mayıs ayı itibariyle Türkiye’de de satışa sunulacak olan Yeni Ford Focus’un 180 PS gücündeki 1.6L EcoBoost motoru, sürüş keyfinin daha da üst seviyelere çıkartılması için özel akustik çalışmalarına tabi tutuldu. Yüksek basınçlı direkt enjeksiyon, düşük atalet momentli turboşarj ve çift bağımsız değişken kam zamanlaması gibi teknolojileriyle öne çıkan EcoBoost motorun sesi özel çalışmalarla optimize edildi.

Küçük, hafif ve ekonomik olmasına rağmen, EcoBoost’a büyük motorların gücünü ve torkunu sağlayan motorun turboşarj ünitesi, motorun doğal sesini kaçınılmaz şekilde kesiyor, özellikle de yüksek devir aralıklarında. Turboşarj özelliğine sahip bir otomobilde gaz pedalına yüklenilse bile, turbonun ıslığı andıran sesi sürücüye keyif veren motor sesini bastırabiliyor.

Ford mühendisleri, yeni Focus’ta bu işitsel zaafı 1.6L EcoBoost motoruna “ses symposer” adı verilen, küçük ama çok etkili bir cihaz ekleyerek aştılar. Symposer, motordan çıkan güzel frekansları hava giriş sisteminden toplayan ve daha sonra da bu frekansları doğrudan kabine gönderen bir ses kutusu.

Ford mühendislerinden Ralf Heinrichs bu sistemi şöyle açıklıyor: “Bütün motorların kendi ses karakteri vardır ve bu karakteri belirleyen egzoz ve/veya emme sistemidir. Tipik olarak düşük devirlerde motor sesini egzoz sistemi belirlerken yüksek devir aralıklarında motorun kendine özgü sesini ortaya çıkar.”

“Turboşarjlı motorlarda turbo, emme sisteminin entegre bir parçasıdır ve turbo yüksek hızlara çıktığında ıslık sesi baskın hale geldiği için indüksiyonun sesini kapatır.”

“Heyecan verici indüksiyon sesini yeniden yakalamak veya yeniden yaratmak zorundaydık ve symposer ile yaptığımız, emme sistemi içinde turbodan gelen motor titreşimlerini yakalayarak doğrudan kabine gönderip güzel ve spor bir kükreme sesi elde etmek oldu.”

Symposer sadece 60 x 50 x 40 mm boyutlarında ve içinde dört oda bulunuyor – Motor tarafında iki ve çıkış kısmında da iki oda. Odalar hareketli bir kapakla birbirinden ayrılıyor. Ani hızlanmalarda emme sistemi veya motor tarafında oluşan titreşimler döner kapakla buluşarak ses dalgaları oluşturuyor ve bu ses dalgaları çıkış odalarına aktarılıyor. Bu titreşimler daha sonra bir ses borusu aracılığıyla motor ile kabin arasındaki bölme panelini geçip kabine ulaşıyor.

Heinrichs, “Basit anlatımla symposer, sinyal gürültü oranını değiştirerek, motor sesini yeniden üretiyor. Symposer cihazımız; titreşim frekansı, yani ses dalgalarının frekansı 250 ile 450 Hz arasında olduğu zaman harekete geçiyor” diye ekliyor.

Ford’un symposer cihazı çok çeşitli ayarlar yapılmasına olanak sağlıyor. Frekans aralığının yanı sıra ses geri bildiriminin duyarlılığı da ayarlanabilir.

Heinrichs şöyle açıklıyor: “Bu teknolojiyi başlangıçta 2005 model Focus ST için geliştirmiştik. Focus RS ve Focus RS 500’de de bu özellik bulunuyor. Bu araçların her ikisinde, symposer ayarının agresif seviyelerde olmasından dolayı çok yüksek bir ses geri bildirimi, yani geniş bir ses penceresi bulunuyor. Yeni Focus’ın 1.6L EcoBoost motoru daha mütevazı bir seviyede ayarlandı ama, mevcut Focus’a göre çok daha fazla geri bildirim sağlıyor.”

Ford’un ses symposer cihazının en büyük avantajı, sesin saflığından ödün vermemesi. Gerçekten de motorun sesi çalışma koşullarının çoğunda çok düşük.

Heinrichs ve ekibi, son derece hassas ekipmanlar kullanarak ses symposer’ın sadece gerektiğinde devreye girmesini ve verdiği gürültü sesinin keyifli olmakla birlikte rahatsız edici olmamasını sağladılar.

Heinrichs, “Felsefemiz her zaman otomobilin düşük ve orta devirlerde rafine bir ses vermesi; ancak yüksek devirlerde ise spor ve güçlü bir ses vermesi gerektiğidir… Motor sesi hiçbir zaman kulakları zorlamamalıdır. Ses symposer cihazımız sadece yüksek devirlerde devreye giriyor ve otoyol hızlarında bile motor sesi asla zorlayıcı değil. Ses symposer’ı her türlü sesi üretecek şekilde ayarlayabilirsiniz. Bizim kendi cihazımızı nasıl ayarladığımız ise çok iyi korunan bir sırdır.”

1.6-litre EcoBoost hakkında bilgi ve istatistikler

  • Yeni Focus’un 1.6L EcoBoost motorunda bulunan direkt enjeksiyon sistemi, yakıtı her silindire küçük ve hassas miktarlarda, 200 bara kadar ulaşan basınçlarla enjekte ediyor – damlacık büyüklüğü tipik olarak 0,02 mm’den yani insan saçı teli genişliğinin beşte birinden daha küçük.
  • Motorun düşük atalet momentli turboşarjı dakikada 200.000 devrin üzerine çıkıyor ve egzoz gazı sıcaklığını 900 santigrad derecenin üstüne yükseltebiliyor.
  • 1.6L EcoBoost Ford’un Galler’deki Bridgend Motor Fabrikası’nda üretiliyor ve C-MAX, Grand C-MAX , Mondeo ve S-MAX modellerinde de kullanılıyor.
  • 1.6L EcoBoost’un oldukça değiştirilmiş bir versiyonu, şirket adına 2011 Dünya Ralli Şampiyonası’na katılacak Fiesta RS WRC’de kullanılacak.

Güzel ses performansıyla ön plana çıkan Ford modelleri

  • 1970 Ford Escort RS1600
  • 1972 Ford Capri 3000GT
  • 1986 Ford Sierra RS Cosworth
  • 1994 Ford MondeoV6
  • 2005 Ford Focus ST

Önder Canözer
1990 yılından bu yana dergi sektöründe her kademede görevlerde bulunan Önder Canözer, 2000 yılında Türkiye'de dijital otomobil yayıncılığını Mynet çatısı altında başlatmıştır. 2010 yılında kurduğu ve bugün Medicon Grup adını alan Medicon Yayıncılık ile Carmedya'yı hayata geçirmiş olan Canözer, bugüne kadar iki binden fazla aracın incelemesini gerçekleştirmiştir.

    Benzer yazılar

    Yukarı