Buradasınız
Home > Güncel > Sürüş İzlenimi mi? Test Sürüşü mü?

Sürüş İzlenimi mi? Test Sürüşü mü?

Sevgili Carmedya okurları, son günlerde forum siteleri başta olmak üzere farklı mecralarda tartışılan ve sektörü de yakından ilgilendiren bir konuya değinmek istiyorum.

Öncelikle bu yazıyı yazma nedenimin daha önce de bize hayal dolu iftiralarla sataşan bir yayının yine bir forum sitesinde belirttiğim düşüncelerime karşı uzunca bir cevap verme girişimi olmuştur.

Önceki tartışmalara zamanında gerekli cevabı verdiğimiz için girmeyeceğim ancak kişisel yorumumu haber konusu yapacak kadar beni ve Carmedya’yı her platformda ilgiyle takip eden bir yayının var olmasına da son derece mutlu olduğumu belirtmeden geçemeyeceğim.

Ben bu yayına çok nadiren baktığım için ilgili yazıdan da yine sektördeki başka bir yayından arkadaşımın attığı mail ile haberdar olduğumu ve yorumlarımı üzerlerine alınmış olmaları nedeniyle cevap vereceğimi açıklamak isterim. Keşke bu forum sitesinde farklı adlarla 2-3 kişiye sürekli reklamlarını yaptırmak ve rakip yayınları eleştirmek gayretine girmek yerine benim ve diğer meslektaşlarım gibi açıkça bizim yayınımız ibarelerini kullanabiliyor ve okurlara karşı gizli yönlendirmelerde bulunmuyor olsalardı.

Öncelikle benim forum sitesindeki yorumlarımdan alıntı yapan editöre ben de alıntılar yaparak yanıt vermenin uygun olacağını düşünüyorum.

Öncelikle kullanılan “Yazının yazılma nedeni, sektörde fazla ciddiye alınmayacak olsa bile, sektörden bir kişi tarafından “Türkiye’de hiçbir yayının test yapacak konumda olmadığı” iddiasının ortaya atlımış olmasıdır.” cümlesindeki ciddiye alınma kısmını zaten bu yazıyla kendileri gerçekleştirmiş olduğu için yeterince ciddiye alındığımızı bize ispatlamaları nedeniyle kendilerini kutluyorum.

Yazıda “Testte önemli olan nokta neyi test etmek istediğinizdir. Yani bir aracın hızlanmasını mı, frenlemesini mi, araç gövdesinin burulma direncini mi, yoksa fren esnasında ön düzen açısının ne kadar değiştiği mi bulmak istiyorsunuz?” (Aynı şekilde yazı ve imla hataları yazıyı yazana aittir) cümleleri de benim ortaya koyduğum bakış açısını desteklemekten öteye geçemiyor.

Burada belirtmek gerekir ki; yukarıda sayılanlara ek olarak emisyon değeri ve gürültü düzeyi de ölçülebildiği gibi, arazi araçlarında ve pick-up sınıfında yaklaşma, ayrılma ve tepe açılarının da ölçülebilir olması gerekmektedir. Yani burada bir arazi aracına sadece hızlanma ve frenleme testi yapmaya çalışmak, sonrasında da biz test yapıyoruz diye ortaya çıkmak test sürüşü yapmak olarak açıklanabilir mi? Ya da bütün yukarıda sayılanlar ve bunlara ek daha pekçok şey ölçülmeden hızlanma ve frenleme midir test yapıyor olmak. Ayrıca bugün piyasada satılan ölçüm aletlerinin hiçbirinin birbirini destekleyen sonuçlar vermediği bir ortamda benim test cihazlarım doğrudur denilebilir mi?

Yine yazıda benim kendi yorumumda belirtmiş olduğum, testlerin standart lastik, hava basıncı, diş derinliği ve zemin şartlarında yapılmak zorunda olduğu düşünceme de her aracın üzerinde satılan standart lastiklerle ölçüm yapıldığı belirtilmiş. Hezarfen Havaalanı’nın yüzde 10 eğimli zemininde fren mesafesinin doğal olarak uzayacağı tespitinde bulunulmuş. Ancak öncelikle belirtmek istediğim bizlerin aldığı test araçlarını hiçbir yayın 0 km olarak almamaktadır. Üzerlerindeki lastikler önemli oranda aşınmış olabilmektedir. Bu araçlara aynı markanın olmak şartıyla yeni lastikler takılmadıktan sonra yapılan ölçümlerin güvenirliliği olmamaktadır. Aşınmış bir lastik emin olun ki yüzde 10 eğimli bir pistten daha uzun fren mesafesi sonucunu doğuracaktır.

Bu arada arkadaşlar merak ettikleri için cevaplayayım, çok sayıda eğitim aldığımı, gerek offroad, gerek zırhlı araç, gerekse de her tip asfalt ve toprak parkurda yerli yabancı çok sayıda editör ralli pilotu ve eğitmenle araca bindiğimi, tırlar da dahil olmak üzere bugüne kadar 1500 civarında araç kullandığımı, yurtdışında da çok sayıda sürüş organizasyonuna geçen zaman diliminde katıldığımı toplamda ise 21 yıldır gazetecilik yaptığımı, bu arada eğitimler başta olmak üzere çok sayıda test cihazı gördüğümü de belirtmem gerekiyor.

Bu yazıda bizlerin sürüş izlenimi yazılarımızda 110 sürüş izlenimi yazımız arasında cımbızla ayıklanan 2-3 hatayı yazabilmişler. Ben de bu yayının farklı zamanlardaki 3 sayısına göz attım ve bazı tespitlerde bulundum. Öncelikle dikkatimi çeken aracın tasarımı ve ergonomisi ile motorunun anlatıldığı yazılarda gerçek anlamda yol tutuş performansını yansıtacak bir cümleye rastlamadım. Örneğin Hyundai Accent Blue testlerini yaptıklarını iddia eden arkadaşlar bu aracın sert virajlarda arkadan kayabildiğini tespit edememişler. Nissan Juke’da ise uzun boylu yolcuları dikkate almadıklarını düşündüğüm arkada yeterli oturma mesafesi olduğu ibaresi beni şaşırttı. Oysa ki Juke bu sınıfta arkada diz mesafesi açısından sıkıntı yaratabilen bir araç. Aynı yazıda aracın sert manevrada yine yüksek ve hafif gövde yapısı nedeniyle kayma eğilimi göstermesi ama ESP sisteminin bu konudaki başarısı nedense ölçülememiş. Ford Focus’da ise el freninin bacakla bütünleşmesi cümlesi tamamen subjektif ve kilolu kişilerin belki yorumu olabilecek bir bakış açısı. Ben ve ekibim böyle bir sorunla bu araçta karşılaşmadılar.

Daha fazla inceleme gereği duymadığım bu yayındaki test videosu adını verdikleri görüntüleri izledim ve yamalı bir asfaltta elde edebilecekleri kusursuz sonuçlar konusunda şüpheye düştüm.

Bu tür bir yazıya daha fazla cevap verme gereği duymuyorum ancak bu işi bu kadar iyi bilen sektörden arkadaşlarımıza buradan söylemek istediğim bazı önemli gazetecilik ilkeleri var.

Geçtiğimiz günlerde çoğunuzun bildiği gibi Detroit Otomobil Fuarı’nda tanıtılması planlanan 2013 model Mercedes SL Sınıfı’nın broşürü çalınarak, Almanya’da bir forum sitesinde fotoğrafları yayınlandı. Dünyada ve Türkiye’de çok sayıda yayın gibi bu arkadaşlarımız da fotoğraf galerisi olarak bu çalıntı görselleri okurlarına internete sızdı diyerek duyurdu. Biz ve adını yazıda belirttiği saygın diğer otomobil dergileri ise web sitelerinden bu habere prim tanımadılar. Arkasında ciddi bir emek olan bu çalışmayı baltalayan olay emek hırsızlığı, bunu servis eden yayınlar ise emek hırsızlığını ödüllendiren ve teşvik eden, reyting uğruna basın meslek ilkeleri ve basın ahlakını hiçe sayan yayınlar olarak da basın tarihindeki yerlerini almış oldular.

Ayrıca ilk yazımızı kendi editör yazılarından aldığımızı ima eden bu arkadaşların hayal aleminde yaşadıklarını zaten önceki yazıları ve sektörde uğraşıp saldırmadıkları kimse kalmadığı için az çok biliyorsunuz. Bunu yazabilenler Carmedya’nın kapağını sadece bir gün sonra kopyalayarak yayına çıktıklarını nedense unutuyorlar.

Hani herkesle bir bülten hatası nedeniyle dalga geçen ve bunu haber konusu yaparak, kendilerini gazeteci sayan arkadaşlarımız var ya! Umarım bu son paragraftan sonra kendilerine çeki düzen verir ve şu ilkeleri geç de olsa hatırlayabilirler.

Önder Canözer
Genel Yayın Yönetmeni

Önder Canözer

1990 yılından bu yana dergi sektöründe her kademede görevlerde bulunan Önder Canözer, 2000 yılında Türkiye’de dijital otomobil yayıncılığını Mynet çatısı altında başlatmıştır. 2010 yılında kurduğu ve bugün Medicon Grup adını alan Medicon Yayıncılık ile Carmedya’yı hayata geçirmiş olan Canözer, bugüne kadar iki binden fazla aracın incelemesini gerçekleştirmiştir.

Benzer yazılar

One thought on “Sürüş İzlenimi mi? Test Sürüşü mü?

  1. Tespitlere sonuna kadar katılıyorum.
    Şu ana kadar da gerçek anlamda bir test sürüşü okumadım memleket sınırları dahilinde 🙂 Bu arada işinizi adam gibi yaptığınız için sizi kutlarım. bu sitedeki yazıları okumamın yegane sebebi bunlar…teşekkürler kolay gelsin 🙂

Comments are closed.

Yukarı