Buradasınız
Home > Güncel > Emisyon Değeri Sıfır / Mercedes Vito E-Cell

Emisyon Değeri Sıfır / Mercedes Vito E-Cell

Mercedes Vito E-Cell / Almanya / Stuttgart / Elektrik

Carmedya/Stuttgart

Stuttgart’a indiğimizde Mercedes yetkilileri havaalanında karşıladılar. Transfer aracı ile Mercedes’in genel merkezine geçtik. Almanya gibi trafik kurallarının tam olarak uygulandığı bir ülkede havaalanı transferlerimizi yapan Mercedes servis aracını kullanan sürücünün emniyet kemeri takmaması çok ilginçti.

Genel merkezde Mercedes yetkililerinin aracı kullanırken nelere dikkat edileceğini anlatan kısa bir sunumundan sonra kullanacağımız dört adet Vito E-Cell’in yanına indik. Tamamen elektrik enerjisi ile çalışan bir otomobili kullanmak benim için ilginç olacaktı.

Aracın genel anlamda diğer Vito modelleriyle karşılaştırıldığında, dışarıdan ayrılabilecek bir özelliği yok. Sadece şasinin altında iki aks arasına konumlandırılmış 16 parçadan oluşan şarj edilebilir lityum iyon pilin çıkıntısını görüyorsunuz. Mercedes yetkilileri seri üretilecek araçta bu çıkıntının gözükmeyeceğini belirttiler.

Aracın içine bindiğinizde gösterge tablosu ve acil durdurma butonu hemen fark ediliyor.

Aracı çalıştırdıktan (aslında kontağı çevirerek elektrik akımının gitmesini sağlıyorsunuz, alıştığımız marş basma ve çalışma sesi yok.) sonra tek duyduğunuz şey sessizlik. Aracın içi Mercedes konforunu yansıtıyor. Çok ergonomik ve her türlü sürüş ayarını rahatça yapabiliyorsunuz.

Vito E-Cell’in motor gücü 60 KW ancak maksimum 70 KW gücüne ulaşabiliyor. 0 d/d den itibaren maksimum torku olan 280 Nm. veren Vito E-Cell’de ilk kalkış ve hızlanma konusunda hiçbir sıkıntı yaşamıyor. Kalkış anında hissettiğiniz şey tramvayın kalkışı sırasındaki hissettiğinizle aynı. Otomatik olan vitesi D konumunda sürerken vites geçişlerini hissetmiyorsunuz, çünkü her devirde aynı torku veren bir motor için sadece 1 adet vites dişlisi yeterli oluyor. Aracın ara hızlanmaları da çok iyi. (Bu arada boş ağırlığının 3000 kg olduğunu unutmamak lazım.) Frenleme sırasında piller kendisini şarj ediyor. Araçtan gelen tek ses lastik sesiydi. Elektrikli araçlar seri üretimlere geçtikçe lastik mühendislerine, sessiz lastikler üretmeleri için çok iş düşecek.

Araç durduğumuz zaman 0 d/d’de olduğu için yokuşlarda ayağınızı frenden çektiğinizde geri kayıyor. Mercedes yetkilileri testten önce bu konuya dikkat etmemiz gerektiğini, seri üretilecek araçta Hill-holder  (yokuşta kalkış desteği) sisteminin olacağını belirttiler.

Vito E-Cell’i Stuttgart kentinde güzel seçilmiş bir parkurda 25 km.  boyunca kullanma imkanı buldum. Aracın fabrika verisine göre maksimum hızı 80 km/s. Zaten şehir içi kullanımında yeterli bir sürat. Zorlandığında 90 km/s sürate kısa süreli olarak çıkabiliyor.

Bu sessizlik ve sürüş konforunu ancak 130 km. yaşayabiliyorsunuz. Sonra piller bitiyor. 220 volt şehir elektriği ile 12 saat şarj ediyorsunuz. Dünyada alt yapı çalışmaları hızla devam ediyor. Hızlı şarj edebilen üniteler yapıldıktan sonra çok keyifli yolculuklar yapacağımıza inancım tam. Ancak ne yzaık ki bu altyapı çalışmaları tamamlanana kadar elektrikli araçları yollarda fazla göremeyeceğiz.

Vito E-Cell’in ilk etapta üretimi 100 adet olacak. 2011 yılında ise toplam 2 bin adet üretilmesi planlanıyor. Maalesef şu an için Türkiye’de satılması söz konusu değil. Daha çok emisyon kurallarının sıkı olduğu, vergi avantajı sunan Almanya, Danimarka, Fransa, İngiltere, Hollanda, İsveç ve İspanya pazarında satılması planlanıyor.

Mehmet Özcan

İleri Sürücülük Teknikleri Uzmanı

mehmet@gusem.com

Benzer yazılar

Yukarı